taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.8.19

Sonunda


Bu yazıya başlarken insanın aklına ilk gelen cümle "Vefa sadece bir semt adı değildir" oluyor. Çok sıradan, çok basmakalıp... Her ne kadar bizde bir semtten öteye geçemez olduysa da vefa Union Berlin taraftarları için hala gerçek anlamını yitirmemiş.

Tarihlerinin ilk Bundesliga maçı olan Leipzig karşılaşmasında birinci lig hayaliyle yıllarca yaşamış ama görememiş 455 taraftarı sembolik de olsa yanlarında getirmişler. Her biri için birer bilet alınmış, 70x70 cm'lik fotografları ve "sonunda" pankartıyla tribündeki yerlerini almaları sağlanmış. 22.467 kapasitelik stadyumun o günkü doluluk oranı resmi kayıtlara 22.012 olarak kaydedilmiş.

2.12.13

Önümüzdeki maçlara bakmasak

Alışıldık sahnedir. Taraftar gruplarını deplasmana taşıyan otobüsler şehir dışında durdurulur, aramalar yapılır. "Taraftar"ın üzerinden her türlü kesici ve yaralayıcı alet çıkar. 

"Sonra ne olur?" derseniz. Bizim memlekette pek bir şey olmaz. Çünkü "vur, kır, parçala, bu maçı kazan"dır spora yaklaşımımız ve stadyumlardaki varlık sebebimiz "ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik" tezahüratıyla ortaya çıkmaktadır. Belki o günkü maça giremeyiz ama bir sonraki maçta tribündeki yerimiz hazırdır.

Gazetelerin dağıttığı karton şapkaların gölgesinde, farklı renkli formalarımızla yan yana oturup çekirdeğimizi paylaştığımız günler sararmış Türk filmlerinde kalalı çok oldu ama "o günlerden bugünlere nasıl geldik?" diye sorarsanız...

Önce koltuklarımızı ayırdık. Aynı stadyumda bile yapamadık, iki takım tek taraftarlı bir sistem yarattık. O da olmadı. Birbirimize düştük. Taraftar grupları yarattık. Öfkemizi kusmaya stadyumlar yetmedi, hırsımızı sokaklara taşıdık. Rakip taraftarlar yoktu sokaklarımızda. Ölmeye gelmiştik oysa. Öldük.

Fatih Eroğlu Denizli Spor taraftarıydı. Üzerinde Denizli formasıyla, üzerinde Denizli forması olanlarca öldürüldü. 

Sonra ne mi oldu? Önümüzdeki maçlara baktık.